Tarihe dönüp baktığımız zaman, Dama'nın, 6. Yüzyılda, Hindistan'da, Çaturanga adını taşıyan, piyade, süvari, fil ve savaş arabalarının yer aldığı bir savaş oyunundan doğduğu anlaşılmaktadır. Yine, İran'a intikal ettiği ve 7. yüzyılda da İran'ı fetheden Arap'lar tarafından, öğrenilerek, Arap Yarımadasına taşındığı ifade edilmektedir. Ülkemizde itibar görüp, oynanmaya başlanması da, söz konusu coğrafyanın Osmanlı topraklarına ilhakı suretiyle gündeme gelmiş ve kısa bir zaman zarfında sevilmiş, çok yayılmıştır. Hatta padişah Abdülaziz bile merakı dolayısı ile damayı ustalık derecesinde öğrenmiş, Kasımpaşa 'da ayakkabı tamirciliği yapan İbrahim Efendi'yi şöhreti nedeniyle saraya davet ederek oyun oynamış, bol taş üstülü bir oyun sonucunda yenilmiş, kendisini saraya 'damacıbaşı' yaparak takdir ve taltif etmiştir. İbrahim Efendi’nin bu oyunu kitaplara geçerek, bu güne kadar gelmiştir.
Dama, 8. yüzyılda haçlı seferleri ile Arap yarımadası'ndan Avrupa'ya da geçmiş ise de aslından saptırılarak kolaylaştırılmış, basitleştirilmiş, bu yüzden de itibar görmemiştir.
Halen elimde bulunan ve her yönüyle çok değerli ağabeyim Fehmi Demirbaş tarafından bu günkü dilimize çevrilen, (1889) yılında, maarif vekaletinin izni ile, ermeni bir vatandaşımız, kitapçı Arakl Bey tarafından yayınlanmış kitaptan edindiğimiz bilgilere baktığımızda, damanın geçmişimizde çok büyük ustalar marifetiyle zirveye ulaşmış olduğunu görüyoruz
Kitapta Yer Alan Oyunlar
Kurt Atlaması, Ufak Kırma, Tatar Açmazı, Edirne Açmazı, Has İmrahor, Konyalıoğlu Açmazı, Güzel Açmaz, Aydın Açmazı, Kadı Aziz Açmazı, Büyük Aydın, Kıyak Açmaz, Bozuk Açmaz, Aziziye Oyunu, Bozuk Edirne, Kibar Baltacı, Dişi Baltacı, Tahir Efendinin Edirne Oyunu, Langalı Büyücü Serkis'in ( Mahsun Açmaz Oyunu), Karabaş Oyunu, Erkek Bal Tacı, Giritli Şükrü Beyin Oyunu, Bozuk Beştaş, Gürcü Açmazı, Açık Beştaş, Bütün Bal Tacı, Gürcü Beşlisi, Aşırma, Küçük Aydın, İzmirlioğlu Açmazı, Karışık Oyun, Kapucuzade Açmazı, Gezdirme, Timurcu Kesmesi, Çerçi Açmazı, Kayseri Açmazı, Rumeli Açmazı, Pomak Oyunu, Yavuz Açmazı, Tam Al Tıtaş, Rumoğlu Açmazı, Mısır Açmazı, Acem Baltası, Kesedar Açmazı, Keseder Ağa Oyunu, Papaz Kırması, Arnebud Oyunu, Tam Yeditaş, Kapu Ağası Oyunu, Meşhur Açmaz, Odabaş Oyunu, Kocabaş Kırması, Kara Oğlan, Bolu Açmazı, Küçük Açmaz, Düz Açmaz, Yusuf Kaplan Açmazı, Gemici Açmazı, Alime, Keskin Aydın, Alt Üst, Acemiler Açmazı.
Ancak, bütün bunlara rağmen, Osmanlı dönemi de dahil, dama daima öksüz kalmış, hiç bir resmi kuruluş, ciddi şekilde el uzatmamış, gelişmesine, organize olmasına gereken ilgi gösterilmemiştir. Biz yaştakilerin yetiştiği ve seyretmek, hatta bazıları ile oynamak fırsatını bulduğumuz Asaf Beyin, Bekir Beyin, Hafız Beyin, Ardaş Beyin, Emniyet Müdürü İbrahim Beyin, Şahap Beyin ve Fehmi Çan'ın dışında; Başçavuş Mustafalar, Bornovalı Fahriler, Savalar, Aliler, Aydınlı Koca Ahmetler ve daha birçokları, zaruret içinde yaşamışlardır. Padişah Abdülaziz'in İbrahim Efendi'yi 'damacıbaşı' olarak sara ya almasını saymazsak tarihinden altı yıl öncesine kadar resmi bir müsabaka ve il bazında, ülke bazında yarışmada düzenlenmemiştir.
Bu durum karşısında, bu kayıtsızlığa son vermenin ancak ilk adımın atılması ile mümkün olacağına karar veren, insanların en güzelinin, en saygınının, en misafirperverinin yaşadığı, en şirin ilçelerden biri olan Mustafakemalpaşa'nın çok değerli, çok sevilen ve belde'de yaşa yan halkın ihtiyaç ve isteklerini ön planda tutan, her türlü kültürel etkinliklere kapısını ardına kadar açan, aynı zamanda, kaymakam sayın Adem Saçan Beyle tesanüt içinde bulunan, manen, maddeten destek gören, belediye başkanı sayın Hayri Öztetikler Beyin konuya el atması, hem ilçenin, hem de dama camiasının değerli ve sevecen çocuğu necip çelik kardeşimizi görevlendirmesi, ülkemizin büyük, küçük bütün belediyelerin ihmal ve kayıtsızlığını da su üstüne çıkarmıştır. Çünkü, en yaygın olduğu; İstanbul, İzmir, Adana, Urfa, Gaziantep, Mersin, Aydın, Diyarbakır gibi daha bir çok ilin resmi kurumlarının başvurulara karşın dama ve damacılara uzak durmalarının mazereti olamaz, olsa da kabul edilemez.
Bu yıl, Mustafakemalpaşa 'da 'uluslararası' hale dönüşen ' Türkiye Dama Turnuvası” nın 6. sı yaşanmıştır. Bunun mimarı yukarıda da değindiğim gibi kesinlikle sayın belediye başkanı Hayri Öztetikler Bey' dir. Bununla beraber organizasyon ile görevlendirilen Necip Çelik'in ekip oluşturup, yanına çevrede sevilen, sayılan kişi Ahmet Ülkü'yü de alarak, İzmir 'den büyük damacı ve güzel insan Mürşit Ersöz ve avukat Vefik Tapkan Bey ile irtibat kurması, bizleri araması, bütün yükü özveri ile üstlenmesi altı yıldır başarı ile devam eden yarışmalarda takdire layık bir rol ve hizmet olmuştur.
Dama'ya ve dama camiasına bir nebze de olsa katkıda bulunmak amacı ile kaleme almak lüzumunu duyduğum tartışmaya açık bu metni vesile sayarak, kaymakam sayın adem saçan beye, çok şey borçlu bulunduğumuz belediye başkanı sayın Hayri Öztetikler Beye ilgi ve himayelerinden dolayı, topluluğumuz adına şükranlarımı sunarken, 6. yılını yaşadığımız yarışmalar süresince aynı derecede ilgi ve yardımınım esirgemeyen belediye başkan yardımcısı sayın Önder Sarı beye, her konuda bizlerle beraber, bizlerden fazla yorulan zabıta müdürü sayın M. Muzaffer Ceylan Beye teşekkürlerimi arzı ödenmesi mümkün olmayan bir borç bilir, damayı zirvelere taşıyan bütün damacı kardeşlerimden sevgilerimin ve bundan sonraki müsabakalarda başarı dileklerimin kabul ünü rica ederim.
10 Kasım 2005
Mustafa Kemalettin DEMİRBAŞ
|